İçeriğe geç

Cennet Göğün kaçıncı katında ?

Cennet Göğün Kaçıncı Katında?

Bir gün arkadaşlarla bir kafede oturuyoruz, kahvelerimizi yudumluyoruz, muhabbet koyulaşmış. Bir ara konu dönüp dolaşıp “Cennet Göğün kaçıncı katında?” sorusuna geldi. Tabii ki herkes konuyu derin derin tartışırken, ben de içimden düşünüyorum: “Yani, gerçekten, kaçıncı katta bu cennet? Herkes bir şeyler söylüyor ama kimse net bir şey söylemiyor!”

Ama durun, hemen bir noktaya geleyim: Bu yazı bir felsefi yazı değil, tam anlamıyla güncel bir komedi yazısı! Evet, Cennet Göğün kaçıncı katında? sorusunun cevabını ararken, hepimizin derin düşündüğü bir konu olduğu kesin. Ama ben buradan çıkıp biraz da gündelik hayattan, arkadaş muhabbetlerinden yola çıkıp bir bakış açısı sunmaya çalışacağım. Cennet’ten bahsediyoruz, değil mi? Hadi gelin, biraz mizah katalım, bu yüksek katları da biraz karıştıralım.

Cennet Göğün Katları: İleriye Dönük Bir Görüş

Şimdi düşünün, cennet gerçekten 7 katlı mı? Öyle derler ya, yedi katlı cennet! Peki, burada işler nasıl? Yani cennete gittiğinizde, biri size “Hoş geldiniz, 5. katta bekleyen çok misafir var, biraz kalabalık ama sorun değil, bir şeyler içiyorlar” mı diyecek? Eğer öyleyse, 1. kat niye bu kadar az ziyaretçiye sahip? Neden hep en popüler katlar kalabalık oluyor? 3. katı geçince sizi bir “hoş geldiniz” karşılaması yapacak mı? Sorular bitmez! İçimdekileri dökmek için cennet mimarisi hakkında bir roman yazabilirim, ama bırakın şu an sadece mizah yapalım.

Gerçekten, cennetin 7. katı, 4. katı falan dedikçe hepimizin kafasında şöyle bir “daha yüksek katlarda ne var?” sorusu uyanıyor. Zihnimde bir an hayal ettim:

Biri: “5. kata hoş geldin!”

Ben: “Bu ne ya, park gibi! 6. katta ne var, yoga salonu mı?”

Biri: “Daha da üst katlara gitmen gerek, oralar çok daha rahat, zencefilli kurabiyeler veriyorlar!”

Şu an yazarken bile bir gülme hissi geliyor. Yani, bu işin ciddiye alınacak bir yönü olsa da, aslında konu biraz da gündelik yaşamla, eğlenceli bakış açılarımızla kesişiyor.

1. Kat: Giriş Salonu

Cennet’in ilk katına geldiğinizi varsayalım. Burası, sınıfın ilk sırası gibi; yani herkes hâlâ birbirini tanımıyor, kimse kimseye güvenmiyor. İnsanlar biraz tedirgin. Bir yandan “gerçekten bu kadar iyi olmalı mı?” diye düşünüyorsunuz, çünkü biraz önce iş yerinde patronun suratını görünce bile tedirgin olmuşsunuz. Bir kahve içtiniz, biraz sohbet ettiniz ama kimse fazla samimi değil. Bir süre sonra “Birader, bu cennette herkes biraz mesafeli!” diyorsunuz. İnsanlar bir yerde bencil olabilir mi? Hani, cennet de olsa?

Ben: “Şimdi bu ilk katın atmosferi biraz soğuk sanki, gidebilir miyiz?”

Arkadaşım: “Hayır, 7. kata gitmeden çıkmak yasak, o yüzden 1. katı idare edeceksin.”

İşte, cennet! Tabii ki yavaş yavaş samimi olmaya başlıyorsunuz ama hâlâ biraz gizli ajandalar var gibi. Eğer Cennet Göğün kaçıncı katında olduğumuzu soruyorsanız, şu an 1. kattayız, kimse kimseyi tanımıyor!

4. Kat: Yavaşça Çözülmeye Başlayan Sırlar

Burada işler biraz değişiyor. 4. kata geldiğinizde, artık biraz birbirinize alışmışsınız. Hani, hiç tanımadığınız insanlarla bir süre sonra kahve içmek, derin derin sohbetlere dalmak da alıştığınız bir şey haline geliyor. Kimse kimseye garip bakmıyor, insanlar artık “gerçekten cennetteyiz, ama biraz daha sakin olalım” havasında. İşte burada, cennetin soğukluğu da geçiyor. Gökten gelen müzikler de yavaşça daha iyi bir hale geliyor, atmosferi bir tık daha sıcak hissediyorsunuz.

Bir an önce yukarıya çıkma hevesi var ama “hadi bakalım, şimdilik burada kalalım” diyen bir iç ses sizi engelliyor. Şu an 4. katta yer alan biri olarak “Cennet Göğün kaçıncı katında?” sorusunun cevabını yine tam bilemiyorum ama artık daha iyi hissediyorum!

7. Kat: Şehvet, Ruh Huzuru ve Muzik

Şimdi bu başlık çok havalı görünüyor, değil mi? Ama gerçek şu ki, 7. kat, herkesin ulaşmaya çalıştığı nokta. O kadar çok konuşuluyor ki, hepimizin aklında idealize edilmiş bir yer var: “Burası her şeyin mükemmel olduğu, sonsuz huzurun, dileklerin kabul olduğu, felsefi huzura erdiğiniz yer!” Gerçekten mi? Gidin bakalım, ilk iş yerinde kavgalar bitmiş değil, 7. katta mutluluk sınırsız mı?

Ben: “Yani, 7. kat her şeyden arınmış bir yer değil mi? Neden burada böyle de… Burada biraz sanki şey var, çok da abarttılar.”

Arkadaşım: “Burası cennet, burayı sevmedin mi?”

Haa işte, işin aslında biraz da burada bitiyor. Cennet mi? Tabii ki herkesin kendi 7. katı farklı. Sen 7. katı cennet olarak görürken, ben belki de kendi iç huzurumu bulmuş bir şekilde orayı, biraz “sadeleşmiş” bir yaşam tarzı olarak yorumluyorum. Herkesin en huzurlu hali farklı!

Kapanış: Cennet Göğün Kaçıncı Katında?

Şimdi geriye dönüp bakınca, aslında Cennet’in kaçıncı katında olduğumuzu anlamak da pek o kadar kolay değil. İnsanlar arasında katlar konusunda değişik görüşler olabilir, ama bence, hepimizin içindeki huzuru bulduğu yer farklı. Belki de Cennet Göğün kaçıncı katında olduğumuzu bulmamız için daha fazla sorgulama yapmamız gerekiyor. Ancak şunu da unutmamak lazım: 7. kat en popüler yer olabilir, ama her katın kendine göre bir güzelliği de var!

O yüzden siz hangisinde olursanız olun, rahat olun. Cennet’i, tam olarak hangi katında olduğunuzu bilmeden de sevebilirsiniz. 1. katın sessizliğini, 4. katın samimiyetini, ya da 7. katın felsefi huzurunu… Sonuçta hepimiz bir şekilde, bir katın sakinliğinde veya karmaşasında mutlu olabiliriz. Ama kesin olan bir şey var: Cennet Göğün kaçıncı katında olduğumuz, aslında içinde bulunduğumuz anın tadını çıkarabilmemizle ilgili.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.org