Lüzumsuz Adam Durum Hikayesi Mi?
Bir zamanlar, herkesin hayatında karşılaştığı bir tip vardı: Lüzumsuz Adam! Kendisini genellikle çözüm odaklı, stratejik bir yaklaşım benimsediği için “bu kadar da gereksiz olunmaz” dedirten bir kişi olarak tanıyorduk. Hadi, bir göz atalım bu “lüzumsuz” adamlar kimlerdir ve acaba gerçekten de gereksiz midirler?
Lüzumsuz Adam Kimdir?
Lüzumsuz Adam, her olayda, her durumda, her koşulda, çözüm aramaktan başka bir şey yapmayan, hayatı bir strateji oyunu gibi gören kişidir. Her şeyin bir “yöntemi” olduğunu savunur ve genellikle bu yöntem, kişinin “benim bildiğim doğru”yu yapmasından ibarettir. Erkeklerin genetik olarak bu tür stratejik düşünme kapasitesine sahip olduklarını biliyoruz, değil mi? (Tabii, arada bir “futbol takımı” hakkında konuşan arkadaşlarına katlanarak…)
Peki, bu lüzumsuz adamlar gerçekten gereksiz midir? Tam tersi, bazen sadece “fark etmedikleri” ya da “görmek istemedikleri” şeyler vardır. Kadınlar daha çok ilişki odaklı, empatik yaklaşım benimsediğinden, erkeklerin stratejik bakış açıları, kadınların duygusal bakış açılarıyla çelişebilir. Ama işte olay tam da burada başlar: Kadınlar bir durumun derinliğini anlamak için duygusal zekalarını kullanırken, erkekler genellikle çözüm odaklı bir yol haritası çizme peşindedir.
Kadınlar ve Erkekler: İlişki mi, Strateji mi?
Bunu, komik bir şekilde düşündüğümüzde, kadınlar bazen meseleye duygusal bir süzgeçten bakar ve “Bu konuda konuşmalıyız!” diye cümle kurar. Ancak lüzumsuz adamımız (erkek) hemen devreye girer ve “Hadi çözüm bulalım, hemen ne yapmalıyız?” der. Kadınlar şaşkın bir şekilde bakar, “Ne çözümü canım, önce bu konuya nasıl hissediyoruz onu konuşalım!” diye karşılık verirler.
Buradaki en komik şey, aslında her iki tarafın da “doğru” olduğudur. Kadınlar olayın duygusal boyutunu anlamadan, işin içine mantıklı çözümler katmak istemeyen bir erkek profiliyle karşılaştıklarında bir tür “kayıp” yaşarlar. Erkekler ise bir sorunu çözmeden duygusal yönlere dalmanın onlara zaman kaybı gibi göründüğünü söylerler. Ve tabii, burada bazen ortada gerçekten de “lüzumsuz” bir adam durumu ortaya çıkar.
Lüzumsuz Adam’ın Gerçek Durum Hikayesi
Bir sabah, kahve makinesinin bozulduğunu fark ettiniz. Kadın olarak, bu durumu “hayatın anlamı” ve “sabah ritüeliniz” açısından büyük bir dram olarak değerlendiriyorsunuz. Hemen bir çözüm arayışına giriyorsunuz; ama biraz daha sakinleşmek ve kahvenin bozulmasının derin anlamlarını sorgulamak istiyorsunuz. Bu sırada, lüzumsuz adam (erkek) hemen devreye giriyor: “O zaman, hemen bir tane alıp getiririm” diyor.
İşte burada “lüzumsuz adam” devreye giriyor. Çözüm önerisi: Hemen yeni bir kahve makinesi almak! Ama durun, aslında hiç de böyle bir şey istemiyorsunuz. Siz sadece sabah ritüelinizin bozulmuş olmasından dolayı biraz üzgünsünüz ve bu durumu anlamaya çalışıyorsunuz. Lüzumsuz adam ise, çözümüne odaklanmış ve düşüncesizce sorunu hemen çözmek istiyor.
Bazen, işte bu küçük anlarda, lüzumsuz adam tam da bu tarz bakış açılarıyla kendini gösterir. Duygusal bir mesele yerine, hemen işin içine çözüm getirmeye çalışır. Ve çoğu zaman bu, kimseye fayda sağlamaz.
Sonuç Olarak…
Lüzumsuz adam, aslında gerçekten de lüzumsuz değildir. Belki de doğru çözümü bulma çabası, yanlış anlaşılan bir yaklaşımın sonucu olarak görülüyordur. Herkesin bakış açısı farklıdır ve bazen, bir adım geri atıp durumu empatik bir şekilde değerlendirmek gerekebilir. Erkeklerin stratejik, kadınların ise empatik bakış açıları arasında bazen bir denge kurmak oldukça zorlayıcı olabilir, ama işte bu farklılıklar hayatı daha ilginç ve eğlenceli kılar.
Hadi bakalım, bu yazıyı okuduktan sonra bir durup düşünün: Çevrenizdeki lüzumsuz adam sizce gerçekten gereksiz mi? Ya da belki de o adam, bir çözüm sunma çabasıyla çok değerli bir şey yapıyor, kim bilir? Yorumlarınızı aşağıda bekliyorum!