Bir belgenin altına atılan imza, bir kimlik beyanıdır; bir onay, bir sözün ve anlaşmanın kaydıdır. Ancak imzanın ne anlama geldiği, hangi kalemle atıldığı, hangi ritüel ya da gelenekle bağdaştırıldığı, kültürden kültüre değişebilir. Bu soruyu düşündüğümüzde, siyah bir kalemle atılmış bir imzanın geçerli olup olmadığını sorgulamak, aslında çok daha derin bir sorunun kapılarını aralar: Kimlik, güç, semboller ve ritüellerin anlamları… İmzanın ardında hangi kültürel inançlar yatıyor? Hangi değerler ve normlar, farklı toplumlar için bu eylemi anlamlı hale getiriyor? Kültürler, imza gibi basit görünen bir sembolün dahi nasıl farklı şekillerde kodlandığını bize gösteriyor. Gelin, bu soruyu antropolojik bir bakış açısıyla keşfe çıkalım.…
Yorum BırakDeniz ve Lezzet Yazılar
Geç Kalma Korkusu: Edebiyatın Zamanla Yüzleşmesi Kelimeler, zamanın içinde yankı bulan bir güce sahiptir; her biri, bir anı, bir düşünceyi, bir duyguyu saklar. Bir edebiyat metni, sadece bir anlatı olmanın ötesindedir; içindeki sözcükler, okuyucuyu başka bir evrene taşırken, aynı zamanda o evrende zamanla kurduğu ilişkiyi de sorgulatır. Zaman, edebiyatın temel yapı taşlarından biridir. Bazı metinlerde zaman hızla akar, bazıları ise zamanın sancılı ağırlığını taşır. Ancak her iki durumda da zamanın karşısında, evreni anlamaya çalışan bir insan vardır. Bu yazıda, edebiyatın zamanla, özellikle de geç kalma korkusuyla nasıl yüzleştiğini keşfedeceğiz. Zamanın bu korkutucu yönü, karakterlerin içsel dünyalarında nasıl şekillenir, hangi sembollerle…
Yorum BırakÇam Balında Hile Var mı? – Sosyolojik Bir Bakış Hepimiz, market raflarında ya da pazarda gördüğümüz her ürünün arkasındaki gerçekleri sorgulamak isteriz. Gıda güvenliği, kalite ve ürünün kaynağı üzerine yaptığımız değerlendirmeler, günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldi. Peki ya çam balı? Hem lezzetli hem de sağlıklı olduğu düşünülen bu doğal ürün, son yıllarda hileli üretim iddialarıyla gündeme geldi. Peki, çam balında gerçekten hile var mı? Bu soru yalnızca gıda güvenliği ve kalite kontrolü ile ilgili bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, bireylerin ekonomik çıkarlarının ve güç ilişkilerinin bir yansımasıdır. Çam balındaki hileyi anlamak, sadece bir ürünün ne kadar…
Yorum BırakSansar Üzüm Yer Mi? Antropolojik Bir Bakış Hepimiz bazen günlük hayatın sıradan akışında, doğanın içindeki pek çok minik detayı unuturuz. Bir yandan kendi dünyamızda işlerimizi yaparken, diğer yandan çevremizdeki diğer canlılar, etraflarını nasıl algılar ve onların kültürel ve biyolojik ihtiyaçları nasıl şekillenir diye nadiren düşünürüz. Ancak, doğa ve kültür arasındaki etkileşimleri keşfetmek, insanı hem derin bir düşünceye sevk eder hem de bize bambaşka bir bakış açısı kazandırır. Bu yazıda, basit bir sorudan yola çıkarak, kültürler, ritüeller, kimlikler, ekonomik sistemler ve doğa arasındaki karmaşık ilişkileri ele alacağız: Sansar üzüm yer mi? Bu soruya yanıt verirken, yalnızca hayvan davranışları ve biyolojik bilgiyi…
Yorum BırakOrganik Psikiyatri: İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk İnsan davranışlarını anlamaya yönelik her keşif, birer pencere açar. Kendimizi daha derinden anlamamıza, çevremizle olan ilişkilerimizi sorgulamamıza ve psikolojik süreçlerin derinliklerine inmemize yardımcı olur. Duygusal ve bilişsel süreçler arasında sıkı bir ilişki olduğunu biliyoruz. Ancak bu süreçlerin vücudumuzdaki biyolojik temellerini incelemek, bizi bu davranışları şekillendiren daha geniş bir çerçeveye götürür. İşte bu noktada “organik psikiyatri” devreye girer; zihin, beden ve çevre arasındaki etkileşimleri anlamaya yönelik bir yaklaşım olarak dikkat çeker. Organik psikiyatri, zihinsel sağlık sorunlarını, biyolojik temelleriyle ele alarak, genetik, nörolojik ve biyokimyasal süreçleri inceler. Bu yazıda, organik psikiyatriyi bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji…
Yorum BırakKişisel Bir Başlangıç: “Liva kimin ismi?” Sorusunun İçsel Yankısı Hayatımız boyunca adlar bize sadece kim olduğumuzu söyleyen etiketler değildir. Bir adı duyduğumuzda zihnimizde, duygularımızda ve sosyal etkileşimlerimizde bir dizi süreç tetiklenir. “Liva kimin ismi?” sadece bir sorgulama gibi görünebilir; ama bu sorgu, kimlik, aidiyet, duygusal zekâ ve sosyal etkileşim gibi psikolojik kavramlarla iç içe geçmiş durumda. Bir insan davranışı meraklısı olarak bu soruyu bilimsel ve içsel bir mercekten ele alalım. İlk bakışta “Liva” bir isimdir. Ama bu isim sadece dizi karakterlerden, aile geleneklerinden ya da popüler kültürden mi geliyor? Bu soruyu sorarken kendi zihinsel temsillerimizi de sorgulamaya açalım: Bir isim…
Yorum BırakKaryola Hangi Dilden Geçmiştir? Bazen farkına bile varmadan, günlük yaşantımızda kullandığımız kelimelerin kökenine dair derin sorular sorarız. Mesela, “karyola” kelimesi… Her gün yatarken gözümüze çarpan, rahatlığımızın ve uykumuzun sığındığı bir şey. Ancak bir gün, bir an için bu kelimenin kökenini merak ettik ve birdenbire başka bir dünyaya adım attık. Karyola, hangi dilden geçmiştir? Neden bu şekilde adlandırılmıştır? Kelimenin etimolojisini ve tarihsel kökenlerini anlamak, aslında yalnızca dilbilimsel bir keşif değil, aynı zamanda kültürel ve tarihsel bir yolculuktur. Karyola Kelimesinin Kökeni Karyola kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir kelimedir. Arapçadaki karīyūlah (قَرِيُولَة), “yatağa benzer bir yatak” anlamına gelir. Aslında bu kelime, zamanla Türkçeye…
Yorum BırakBiyolojide Zar Ne Demek? Felsefi Bir Yaklaşım Bir hücrenin etrafındaki zar, yaşamın en temel yapı taşlarından biridir. Ancak bu zar, sadece biyolojik bir yapı olmanın ötesindedir. Birçok filozof ve bilim insanı, sınırların ne olduğu, neyin içeride neyin dışarıda olduğuna dair soruları tarih boyunca sormuşlardır. Hepimiz sınırlarla çevrilmiş varlıklardık: bedenlerimiz, duygularımız, düşüncelerimiz, toplumsal normlarımız. Peki, biyolojide zar dediğimiz şeyin anlamı nedir? Bir hücre zarından bahsetmek, hem fiziksel hem de felsefi bir sınır meselesine dokunmaktır. Zarın ne olduğunu, sadece biyolojik düzeyde değil, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan da incelemek, insanlık için önemli soruları gündeme getirebilir. Zar, hücrenin çevresine karşı bir koruma kalkanı…
Yorum BırakDinleyerek Dil Öğrenilir Mi? Yeni Bir Yaklaşım Bir gün iş çıkışı yolda yürürken, birkaç çocuk bir yabancı dilde konuşuyordu. Sözleri o kadar akıcı ve doğal bir şekilde çıkıyordu ki, bir anda kendi dil öğrenme çabalarımı hatırladım. “Bir dil öğrenmenin en kolay yolu nedir?” diye soracak olsanız, belki de ilk cevabım şu olurdu: “Dinleyerek!” Ama gerçekten dinleyerek öğrenmek mümkün mü? Yoksa bu sadece kulağa hoş gelen bir öneri mi? Bugün, bu soruyu daha derinlemesine incelemeye karar verdim. Dil öğrenme süreci her zaman karmaşık ve çok katmanlı olmuştur. Ancak son yıllarda, özellikle gençler arasında “dinleyerek öğrenme” yönteminin popülaritesi arttı. Bununla birlikte, bu…
Yorum BırakSuudi Arabistan’da Şeriat: Tarihsel Bir Perspektif Geçmişin izlerini takip etmek, sadece bir tarihsel anlatı inşa etmekten çok daha fazlasıdır. Geçmişin ışığında bugünü anlamak, toplumsal yapıları, gelenekleri ve hukuki sistemleri yorumlamamızda derin bir rehberlik sağlar. Suudi Arabistan’ın şeriatla şekillenen toplumsal yapısı, bir yandan binlerce yıllık bir geleneği yaşatırken, diğer yandan modern dünyanın hızlı değişimleriyle etkileşim içindedir. Bu yazıda, Suudi Arabistan’da şeriatın nasıl şekillendiğini, toplumsal dönüşüm ve kırılma noktalarını gözler önüne sererek inceleyeceğiz. Tarihsel bir bakış açısıyla bu önemli dönemeçleri değerlendirirken, şeriatın bugünkü toplumdaki yerini ve etkisini daha iyi kavrayacağız. Şeriatın Doğuşu ve İslam’ın İlk Yüzyılları Şeriat, kelime anlamı olarak “su yolunu”…
Yorum Bırak